BAKU Azərbaycan
27.77 °C
  • 1 USD ABŞ dolları
    1.7000
  • 1 EUR Avro
    1.8528
  • 1 RUB Rusiya rublu
    0.0208
  • 1 TRY Türkiyə lirəsi
    0.2616
  • 1 GBP İngiltərə funt sterlinqi
    1.9547
  • 1 USD ABŞ dolları
    1.7000
  • 1 EUR Avro
    1.8528
  • 1 RUB Rusiya rublu
    0.0208
  • 1 TRY Türkiyə lirəsi
    0.2616
  • 1 GBP İngiltərə funt sterlinqi
    1.9547

Aşağıda anlatım dilini ve üslubu değiştirmeden, yalnızca yazım, imla ve noktalama hatalarını düzelterek metni yayına hazır hâle getirdim:
Amerika İsrail’i vuracak mı?
Aldığım haberler, gazeteci arkadaşların paylaşımları, karşılıklı konuşmalarımız vuracağı yönünde.
Vurmanın şiddeti ne olacak, ne kadar zarar verip etkili olacak tartışması pek yapılmıyor.
Tokat etkisinde mi, seri yumruklar etkisinde mi?
Hadi beraber etüt edelim;
ABD’nin şu anki alandaki asker sayısı 50.000 civarında.
İran’ın ise seferberlikle çıkaracağı asker sayısı on milyondan az değil!
Şu andaki kara ordusu buna müsait değil!
Peki getirebilir mi?
Askerî uzmanların söylediğine göre bir yere kara saldırısı yapacaksanız, o ülkenin askerinin en az üç katı askerle saldırmanız gerekmektedir.
Bu da 30 milyon asker demek!
Peki, bu askerleri hangi ülkeye yerleştireceksin; ne kadar sürede yerleştireceksin; lojistiğini nasıl sağlayacaksın?
İran’a saldırıldığında en fazla zarar görecek ülke Türkiye mi?
Kaldı ki İran’dan gelen turist sayısının düştüğü, ticaret yaptığı için ABD’nin koyduğu %25 gümrük vergisini ödeyeceği gerçeğini baz alırsak, ABD saldırmadan zarar görmeye başladı bile!
Uzatmayacağım; bu kadar değil, 5 milyon askeri Ortadoğu’da bir yere sığdırmak mümkün değil!
Ne kaldı?
Geneli uçak ve füzeden oluşan teknolojisi!
Burada hedeflenen, kısaca amaç şu:
İran’ın petrol tesisleri, altyapısı ve gelir getiren stratejik tesisleri ile Devrim Muhafızlarının karargâhlarını, devlet binalarını vurarak İran’ı sıfır gelirli bırakmak; isyancılara karşı zayıflatıp sosyal patlamaya ivme kazandırmak; sonuç olarak da İran’ı parçalayarak özellikle bir “teröristan” devleti kurdurmak ve kalan İran’da da kafalarına göre insanları başa oturtmak!
İran’daki Türkleri de özellikle Türkiye’ye kovalayarak Türkiye’nin demografik ve ekonomik yapısını oymak ise çok da ince olmayan hesaplar arasında.
İyi de, ambargo adı altında bunu on yıllarca yapmaya çalışmadılar mı?
Yaptılar, tutmadı!
İsrail’e saldırtılar, gene olmadı!
Netanyahu ile Trump göstericilere gaz verdi, gene olmadı!
Bu kez de daha ciddi şekilde silahla yapacaklarını iddia ediyorlar!
Gene; istediklerini yaptırmak için, İran’ı yıkmak için İran halkına güvenerek İran’a bu kez sağlam saldıracaklarmış.
İstediklerini yapmak için en az bir ay İran’ı vurmak gerekiyor.
Burada da her şeyi kâr-zarar hesabı olarak gören Trump için maliyet hesabı devreye giriyor.
Venezuela petrollerinden 3,5–4 milyar dolar kazandım diyen Trump amcaya kötü haber vermek gibi olmasın ama bunların maliyeti de en az 40 milyar dolar.
Peki, “para önemli değil” dedi, yaptı yapacağını… İstediği etkiyi gerçekleştirir mi?
Binlerce yıllık devlet geçmişi olan bir ülke olan İran’a bu da çok zor!
Ben bunu şuna benzetiyorum:
Bir evde on kişilik aile var; bu ailede birbirine düşman olanlar da var, benden yana olanlar da var.
Bana düşman olanlar evden çıksınlar diye eve taş atıyorum; olmadı, kışın üşüyüp evi terk etsinler diye camlarını kırıyorum; alışverişini yasaklıyorum. O da olmadı, kapılarını pencerelerini yakıyorum.
İyi de, evin içinde benimle dost olanlara da zarar vermiyor muyum?
Attığım taş ya dost bildiğimin kafasına gelirse?
Sonuçta bunlar iyi de olsalar kötü de olsalar aile.
Bu yaptıklarım, bunları birleştirip istediğimin tam tersi etki yapma riski taşımıyor mu?
Peki, sonuçta benim evim de o evin dibinde; bana daha büyük taşla mukavemet ederse?
Neden bunu dedim:
İran, son İsrail savaşından sonra yeni sistem silahlar alarak silahlandı; bu bir.
İkincisi ise İran için en önemli tehdit rejimin tehlikeye girmesidir.
Siz bakmayın geçen savaşta kontrollü mukavemet gösterdiğine; ABD aklı sıra Humeyni sonrasının ismini bile servis edecek kadar rejime saldırıyı abarttı.
Bu kez çok farklı bir İran, tüm silahlarını kullanır.
O yüzden İsrail ve ABD üslerini korumak bu kez kolay olmaz diye düşünüyorum.
Oyları iyice düşen Trump’ın, Amerikan askerlerinin tabutlarını gören ABD’lilere laf anlatması da; oylarının yükselmeyecek şekilde daha da düşme riski de cabası.


Abartıyorsun diyenlere;
Geçen İsrail savaşında İsrail’den çok kaçan oldu; basında perdelense de Netanyahu’ya isyan bile ettiler.
Daha fazla zarar görmesine rağmen İran’dan kaçanlar, İsrail’e göre daha azdı.
Peki, İran’da isyan oldu mu?
Korkutarak kaçırmaktan bahsettik de; bazı görgü tanıklarının verdiği bilgiye göre Netanyahu’nun saldırısından korkup İsrail’den uçakla kaçtığı yönünde iddialar var!
Hal böyleyken; ABD saldırısı bu kadar risk barındırıyorken;

 

ABD, bu kadar riski göze alıp “vuracağım”,  milletin anladiğı “vuracak” anlamında İran'ı vuramaz.

Esas amacı ağır baskı ile göstericilere destek olmak!

O kadar yaygara yaptım gücümü göstermem, tükürdüğümü yalamam derse bile,

 
İran’ı vuracağım diyen Trump olsa da seri yumruk şiddetinde vuracağını pek kolay görmüyorum.
Ona da az ihtimal versem de, “bak yaptım, hadi halk isyana devam etsin” demek için; daha ağır karşılık görmemek adına olsa olsa yumuşağın biraz serti bir tokat atar ve durumu izler.
Önemli not:
Ne ABD ne diğer emperyalistler, Türkiye onay vermedikçe ve Türkiye’den destek almadıkça bu bölgede hiçbir şey yapamaz.

Bunu çok iyi biliyorlar.


Bu yüzden Türkiye’yi yanlarına almak zorunda olduklarından, kimin attığı belli olmayan İran tarafından atılan bir füze Türkiye’yi hiç istemediği bir savaşa sokar.
Bu da Türkiye için büyük bir risk!
Bunu okuyunca “ne güzel, İran’ı, molla rejimini Türkiye vuracak” diye sevinen akılsızlara şunu hatırlatırım:
İran tarafındaki saflarda Güney Azerbaycanlı Türkler olur ve Türk, Türk’ü vurur.
Hadi bu cümleden sonra sevinin derim; sevebiliyorsanız da kanınızı kontrol ettirin diye eklerim.
İnsanlığın olduğu, savaşsız bir dünya dileklerimle;
Sağlıkla, huzurla, saygıyla kalın!

Son xəbərlər

METAS 2026 beynəlxalq biznes ictimaiyyətini Şarjahda bir araya gətirdi

Mirzə Ələkbər Sabirin vəfatının 115 illiyinə həsr olunan layihənin icrasına başlanılıb

Azərbaycan-Qırğızıstan münasibətləri: türk dünyasına mühüm töhfə

“Nitqin gizli yanacağı – sağlam qidalanma” mövzusunda maarifləndirici təlim keçirilib

Azərbaycan və Qırğızıstan arasında strateji tərəfdaşlığın yeni dövrü

‘’Şair Cavad Cavadlının ədəbi irsinin təbliği‘’ layihəsinin icrasına başlanılıb

Azərbaycan dilinin qorunması və inkişafı dövlət siyasətinin prioritetidir

İxracatçılara gömrük rəsmiləşdirilməsi xərcləri üzrə kompensasiya veriləcək

Qeyri-neft-qaz mallarının ixracına yeni dəstək mexanizmi: Sahibkarlara hansı imkanlar yaranır?

“Respublika Xatirə Kitabı”nın 30 illiyinə həsr olunmuşvideoçarxlar hazırlandı

DFJD “Ana dilini unutmuruq” layihəsini uğurla yekunlaşdırıb

YAP Səbail rayon təşkilatında QHT-lərlə birgə tədbir keçirilib

Mikayıl Cabbarov: "ASAN xidmət" Azərbaycanın qlobal brendinə çevrilib"

Azərbaycan Orta Asiya ilə Avropa arasında strateji körpüdür

Bakı və Abşerondakı göllərdə ekoloji vəziyyət araşdırılıb

Azərbaycan-Avropa ittifaqi əməkdaşlığı

Azərbaycan jurnalistikası: peşəkarlığın və vətənpərvərliyin nümunəsi

Azərbaycan-Almaniya münasibətlərində yeni mərhələ

Milli mətbuatımızın zəngin irsi və uğurlu gələcəyi

Poeziyanın və qadın maarifçiliyinin simvolu – X.B.Natəvan

“Uşaqlar üçün İnkişaf proqramı” layihəsinin icrası uğurla davam edir

Kitabxananın Fəxri oxucusu Fəxri Fərmanla təltif edilib

Xankəndidə qadınların biznes bacarıqlarının inkişafına dəstək layihəsi davam edir

Milli Depozit Mərkəzində yeni təyinat- Foto

Azərbaycanda hotellərin doluluq səviyyəsi niyə düşüb?

Qarabağın bərpasında Slovakiyanın fəal iştirakı

Slovakiya-Azərbaycan əlaqələrinin inkişafı uğurla davam edir

Azərbaycanın müdafiə potensialı və regional təsir imkanları

Azad Şuşa qlobal tədbirlərin yeni ünvanına çevrilir

İlham Əliyevdən gənclərə mesaj- ŞƏRH

Bütün xəbərlər